Bambi (1942)

Walt Disney Productions’ın beşinci animasyon filmi olan Bambi (1942), ormanda ailesiyle yaşayan Bambi  adlı yavru ceylanın doğumundan yetişkinliğine kadar olan süreci anlatır. Walt Disney’in 1960’ların sonlarına kadar Avrupa’dan ithal edip Amerikan kültürüne uygun olarak uyarladığı animasyonlardan biri olan Bambi, Alman hikaye yazarı Felix Salten’in ‘’Bambi: Al Life in the Woods’’ kitabından uyarlamaydı. Hitler döneminde kitapları yasaklanan Felix Salten, Bambi’nin telif haklarını Walt Disney’e satmıştı. Walt Disney’in Avrupa’dan ithal edip animasyonlaştırdığı bu hikayeler, animasyon dünyasına iyi bir miras olduğu gibi yazarların unutulmamasında büyük bir etkendir.

Bambi: Al Life in the Woods

Doğa ve hayvan sevgisini aşılayan en etkili animasyonlardan biri olan Bambi, edebiyatta teşhis, yani kişiselleştirme denilen söz sanatının bariz örneğidir. İnsana özgü özelliklerin hayvanlara aktarılmasıyla alegori niteliği taşıyarak çocuklara empati ve duyarlılık yeteneğini kazandırması, onu özel bir yere konumlandırır. Sevgi, aşk, dostluk, düşmanlık, rekabet, komedi gibi insani duyguların ormandaki hayvanlara yansıtılması, Disney’in canlı paletleriyle oldukça etkileyici sekanslara sahne olur. Bambi’nin en baskın özelliği ise avcılara bakışın sorgulanmasını sağlamasıydı. Avlanan hayvanların gözünden bir bakış sunan Bambi animasyonu her canlının değerli olduğunu ve doğanın her parçasıyla bütünleşmenin güzelliğini yukarıda tanımlanan kişiselleştirme üzerinden etkileyici üslupla gözler önüne serer.

Karakterleri ön plana çıkaran animasyon, yeni doğan Bambi’nin çevresini tanıma serüveniyle başlar. Yürümeyi öğrenmesi, ormandaki çiçekleri ve ağaçları tanıması ve diğer hayvanlarla arkadaşlık kurmasıyla etkileyici bir giriş yapılır. Bambi, baş rol olarak baskındır ancak diğer hayvanlar da gerçekçi ve önemli rollere sahiptir. Özellikle resimden fırlayacak kadar gerçekçi çizilen tavşan Thumper, insani özelliklere en fazla sahip olan karakterdir. Bambi’ye buzda kaymayı öğretir, diğer hayvanları ve bitkileri tanıtır. Annesinin özdeyişlerine de şımarık tepkiler vererek adeta komedi unsurunu sırtlar. Tatlı tatlı cıvıldayan minik kuşlar, huysuz baykuş, Bambi’nin yanlışlıkla Flower adını verdiği kokarca ve sincaplar da ormana renk katan hayvanlardır. Mevsim geçişleriyle yetişkinlik dönemine girince Falina adlı dişi geyik sayesinde aşkı da öğrenir Bambi. Her şey güzel giderken avcı insanların ormana gelmesiyle sevdiklerini kaybederek ölümün acı suretiyle tanışır. Ardından orman yangınıyla yüzleşen hayvanların çaresizliğine tanık oluruz. Bu sahne, bu yıl ülkemizde ve dünyada maddi ve manevi büyük yıkımları ve insanların acımasızlığını gösteren orman yangınlarının yaşattığı acılar sebebiyle bu dönemde travmatik bir etki yaşatabilir. Nisan yağmurları ve karlı havadan sonra yeşeren, hayvanların mutlu mutlu gezip oynaştığı bahar dönemine girişle tüm bu kötülüklerden sonra şahlanıp güzelleşen doğanın döngüsü, Bambi’nin yavrularını görmemizle tamamlanır. Doğanın daima galip gelmesini ve yeniden doğumun güzelliklerini gösteren Bambi, her karanlıktan sonra aydınlık olduğunu göstererek umut aşılayan niteliğe sahiptir.

Bambi

Arka planın yağlı boya ile tasarlandığı ilk animasyon olan Bambi, dört mevsimin de canlı paletlerle süslendiği göze hitap eden bir animasyon. Yeşillikler, yağmur, kar, buz, rengarenk çiçekler ve kuşlar gibi doğal güzellikler zengin orman renkleriyle iç açıcıdır. Walt Disney, röportajlarından birinde Bambi’nin o güne kadar yaptığı en iyi film olduğunu söyler. Walt Disney Pictures’ın 1994’te yaptığı Aslan Kral’ın da öncüsü sayılan Bambi, fabl türünün sinematik versiyonu olarak doğa ve hayvan sevgisini bilinçaltına kodlayan özelliğiyle kalıcı bir şaheser.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.