Caroline

Animasyon türü gelişen bilgisayar teknolojisiyle beraber 2000’li yıllardan itibaren tamamen farklı bir yere evrildi. Filmlerdeki görüntülerin gerçeğe giderek yaklaştığı animasyonlar izledik. Kendine özgü farklı bir alan açan stop motion animasyon tekniği ise bambaşka bir tarz öneriyordu.

Kuklalar ya da oyun hamurlarının yoğun bir emekle ve uğraşla hareket edermiş gibi gösterildiği bu teknik, bilgisayar animasyonları kadar yaygınlaşmasa da karşımıza çıkmaya devam ediyor. Aardman Animations ile birlikte bu türün en büyük üreticisi olan Laika’nın ilk filmi ve aynı zamanda en önemli yapımlarından biri hiç şüphesiz Coraline (2009).

Yönetmen koltuğunda The Nightmare Before Christmas (1993) ile tanıdığımız Henry Selick’in oturduğu film, fantastik türünün usta yazarlarından Neil Gaiman’ın aynı adlı kitabından uyarlama. Seslendirenler arasında da  Dakota Fanning, Teri Hatcher ve Ian McShane gibi yıldızlar bulunuyor.

Coraline Jones işkolik ebeveynleri tarafından ihmal edilen, ergenlik çağındaki bir genç kızdır. Bu sırada yeni taşındıkları eve uyum sağlamaya çalışmaktadır. Ev sahiplerinin torunu Wyborne “Wybie” Lovat ile arkadaş olur ve Coraline’e çok benzeyen bir bez bebek bulurlar. Bu garip gözüken bebek Coraline’in evlerinin içindeki gizli bir bölmedeki farklı bir dünyayı keşfetmesini sağlar.

Bu gerçek dünyaya benzer ama farklı olan dünyada ebeveynlerinin versiyonları Coraline’e tam da onun istediği gibi aşırı ilgili davranmaktadırlar. Burada insanların gözleri yoktur onların yerinde dikilmiş düğmeler vardır. Kahramanımızın ilk başta mükemmel gözüken bu alternatif evrende ters giden birşeylerin olduğunu farketmesi çok uzun sürmez.

Burton filmlerinin gotik havasını da andıran bu karanlık animasyonda ergenliğe uyum sağlamaya çalışan gençlere ve onların ebeveynlerine yönelik oldukça önemli mesajlar da  bulunuyor. Yapım görünen hikayesinin dışında başka bir gözle de okunabilir. Coraline’in keşfettiği bu gizli dünyayı, bu yaştaki gençleri çelmeye çalışan zararlı alışkanlıkların ve çevrelerin bir alegorisi olarak da görülebilir. İlk başta ideal gözüken bir dünyanın karanlığının zamanla görünür hale gelmesi zaten eserlerde sıkça rastlanan bir tema.

Caroline ve Babası

Coraline, bu temayı fantastik bir hikayeyle ve karanlık bir atmosferle oldukça başarılı ve özgün bir şekilde işliyor. Stop Motion türünde deneyimli olan ve The Nightmare Before Christmas ile Tim Burton tedrisatından başarıyla geçmiş olan Henry Selick hayal kırıklığına uğratmıyordu. Bunu yaparken gençlerin ve çocukların yanı sıra yetişkinlerin de ilgisini seyir süreci boyunca diri tutmayı başarıyor. Hatta filmin çok küçük yaştaki çocuklar için baya korkutucu olabileceği bile söylenebilir. Ortaokul ve üzeri çocuklara izletilmesi daha uygun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.