LIGHTYEAR: INTERSTELLAR ANİMASYON OLSAYDI

Uzay devriyesi Buzz Lightyear ile ekip arkadaşları büyük bir koloni ile insan yaşamına uygun yeni bir gezegen bulmak üzere görevlendirilir. İnceledikleri gezegende işlerin ters gitmesi ve Buzz’ın egosu nedeniyle mahsur kalırlar. Gezegenden kurtulabilmek için koloni ile oraya yerleşmek ve ışık hızına ulaşmayı yeniden çözmek zorundadırlar. Denemelerde görevli olan ve suçluluk hisseden Buzz, Zurg ile karşı karşıya gelecek ve daha büyük dertlerle yüzleşecektir.

Buzz Lightyear karakteri 1995 senesinde Pixar tarafından çıkartılan Toy Story (Oyuncak Hikayesi) animasyon filmi ile kısa sürede gönülleri fethetmeyi başarır. Renkli kişiliği ve göz alıcı kıyafeti ile akılda kalıcı bir karakter olmayı başaran Buzz Lightyear karakteri Lightyear filmi ile en son 2019 senesinde çıkmış olan Toy Story 4 sonrası kendine ait bir filme kavuşmuş oluyor. Lightyear, filmden önce çıkan söylentileri doğruluyor, Toy Story serisindeki Andy karakterine Buzz oyuncağını aldıran Andy’nin izlediği film olarak bizlere sunuluyor. Bu nedenle de filmde Buzz bir oyuncak olmaktan çıkıp gerçek bir uzay devriyesi haline geliyor. Filmin yazarlığını ve yönetmenliğini Toy Story serisinin animasyon ekibinde yer almış olan Angus Maclane üstlenirken Buzz Lightyear karakterini de Chris Evans seslendiriyor.

Lightyear, hem hikayesi hem de animasyon tekniği ile dikkat çekiyor. Uzay temalı bir animasyon olarak ışık hızının mantığını ve yol açtığı problemleri hikayesine temel alıyor oluşu keyif veriyor. Ayrıca bu detayın hikâyenin duygusal yanlarına temas etmesiyle birlikte Christopher Nolan’ın 2014 yapımı Interstellar (Yıldızlararası) filmini akıllara getiriyor. Film, köklü bir karakteri işlediğinden ve 1 saat 40 dakikalık süresi boyunca dinamik bir aksiyon sunduğundan çocuklardan yetişkinlere geniş bir kitleye hitap etmeyi başarıyor. Görsellik açısından ise hem Toy Story’den ayrılan animasyon tasarımı hem de Pixar’ın geldiği nokta ile etkiliyor.

Filmin ülkemizdeki vizyon tarihi Eylül ayına ertelenmişken son haberlere göre vizyona girmeden Disney+ platformunda yayınlanacağı açıklandı. Bunun sebebi de filmin yurt dışında beklenenin altında kalan gişe rakamları oldu. Şahsen pek çok olumsuz yorum sonrasında filmi hem daha çok merak ettim hem de korkarak açtım. “Pixar’ın en kötü işi” diyenler bile olmuştu. Ancak Lightyear’ı başından sonuna kadar zevkle izledim. İzleyicilerin Toy Story tarzında bir film izlemeyeceklerinin bilincinde olmaları gerektiğini düşünüyorum. Toy Story ve Pixar severlerin yorumlara aldırmadan kesinlikle bir şans vermelerini tavsiye ediyorum.

Lightyear, nitelikli hikayesi ve etkileyici görselliği ile fazlasıyla keyifli bir Pixar animasyonu. “Interstellar animasyon olsaydı, nasıl olurdu?”nun cevabı niteliğinde bir karakter hikayesi…

PUAN: 3.5/5

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.