Patron Bebek: Aile Şirketi

Yetişkinlere hitap eden söylevlerle çocuklara hitap eden görseler arasında sıkışmış bir film.

Görseller bakımından çocuksu olsa da ilk filmde olan karmaşık olay örgüsünün ikinci filmde daha da karmaşıklaşması ile filmin anlatmak istediği fikre pek kapılamıyorsunuz. Film Hollywood’un “dünyayı kurtar” klişeleri içinde aksiyona boğulmuş olduğundan insan bir süre sonra “Burada anlatılmak istenen fikir ne?” sorusunun cevabını bulmakta zorlanabiliyor. Ya da anlamakta… Çocuklar ise bol kahkaha atabilir, sizde eşlik edebilirsiniz.

Aksiyon var kabul ediyorum. Ninja bebekler belki Cobra Kai’ye atıfta bulmak için orada olabilirler. Özellikle çocuklar için enfes bir sahne, fakat buradaki bu sıkışmışlık yoruyor diyebilirim.  Tadında tanıtımlara hayır demiyorum, burada gereksiz duruyor.

Bu klişe “dünyayı kurtar” aksiyon filmine isminden de anlaşılacağı gibi ilk filme göre işin içine aileyi de katmışlar. Aile aslında ilk filmdeki kahramanlarımızın büyüyüp aile kurması ve klasik “yeni kahramanlar yok hadi gelin ve yeniden dünyayı kurtarın” olayı. Tabii bunu bu halinizle yapamazsınız çünkü burası bir bebek patronlar kulübü. Bu durumda bu tarz filmlerde pek çok kez kullanılan küçülme formülü devreye girmesi lazım fakat girmiyor. Onun yerine insanları geriye doğru götürerek çocukluk hatta bebeklik hallerine dönüştüren o muhteşem iksir çıkıyor.

Tüm bunları yaparken filmi izlemeleri için çocuklarını getiren ebeveynlere de mesaj vermeye çalışmaları gayet iyi bir düşünce. Fakat yoğun aksiyonlu karmaşık bir anlatıma sahip olması, bu konuda ne kadar başarılı olduklarını tartışmaya açık hale getiriyor.

Tina

Filmde Babycorp için çalışan yeni bir patron bebek var. İşleri onun devraldığı ve yapacağı beklenirken birden kahramanımız konusunda bir belirsizlik yaşanıyor. Bu belirsizlik kahramanımıza ulaşmada ve amacın ne olduğu konusunda izleyiciye biraz zorluk çıkarmış olabilir. Kardeşlerin rekabetini ilk filmden alıp ikinci filme taşımalarıyla oluşturulan devamlılık hissi bu konuya yardımcı olsa da pek yeterli gelmiş gibi durmuyor.

Bunun yanı sıra yeni patron Tina’nın olaylara dâhil oluş biçimi daha çok “patron iş yapmaz yaptırır” klişesine kapılmış olan patronalara göz kırpmış gibi duruyor. Buna katılmadığımı söyleyebilirim. Karizma, iş bitiricileri bir araya getirmek ve onlara yapın demek bir yere kadar. Burada bir cinsiyetçilik varsa ve bunu da “patron iş yaptırır” ifadesine sığınarak yaptılarsa pek hoş değil açıkçası. Belki aile kavramını daha çok ön plana çıkarmak gibi bir niyet taşıyarak yapmış olabilirler fakat buna pek de yardımcı olmuş gibi durmuyor.

Noel Sabahı

Noel arifesinde yaşanan olaylarda; bu karmaşık aksiyonlu üst anlatımın altında onca koşuşturmaya rağmen, yine de bir takım ailesel problemlerin çözümüne dayalı bir hikâye yattığı fark edilebiliyor. Noel’in birleştiricilik tınısıyla Noel sabahı neşesini izleyiciden esirgemeyişleri filmin renkli ve gülümseten kısımlarından birisi olmuş.

Patron Bebek: Aile Şirketi; karmaşık anlatımına sıkışmış olsa da ailece eğlenebileceğiniz ve aksiyon severler için bol aksiyonu olan bir Noel sabahına yetişmemiz lazım filmi örneği yansıtmakta.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.