Yeşil Yumurta ve Salam

Dr.Seuss eserlerini ölümsüz kılan en önemli taraf karakterleri ve evrenler için yaratmış olduğu zamansızlık hissiyatlarıdır. Bu hisler sinema perdesi ve beyaz cama en yakışan öyküleri benimsetebilecek kadar taze ve eğlenceli.

Geçmişten günümüze ortaya çıkartılan birçok Dr. Seuss uyarlamasında eğlence ve şamatanın yanı sıra sadece çocuk odaklı kalmayarak yetişkinleri de memnun etmesini başaran bir üslup söz konusudur.  

Yeşil Yumurta ve Salam ise yazarın en eğlenceli kitaplarından. İlk basımı 1960 senesinde gerçekleşen kitabın daha önce 25 dakikalık bir kısa filmi çekilmişti. Netflix’in Warner Bros stüdyolarından aldığı uzun soluklu animasyon dizi macerası ise renkli karakterler ve şamata dolu yaratıcı fikirlerle dolup taşıyor.

Warner Bros, Looney Tunes külliyatından bu yana kısa bölümlü çizgi dizilerde tempo uyumunu sıkıntısızca sağlayabilen bir stüdyo. Zira Yeşil Yumurta ve Salam da bu formatın tonlarına uyumlu kalarak içi dolu karakterlerin tek bir macera ekseninde aşama aşama gelişmesine vesile olan bir öykü anlatıcılığına sahip. Seus’un kitabından yaratılan evren yazarın en ünlü eseri Grinç’in evrenine yakın bir üslupta. Çoğu karakter Grinç’i anımsatan bir tasarımda ve anlatı bu tarz ilginçlikler üzerinden yön alarak çekici olmayı başarabiliyor.

Sam ve Guy ‘’tavufara’’

Dizinin olayları Glurfsburg adlı hayali bir kasabanın hayvanat bahçesinden kaçırılan ‘’tavufara’’ cinsi bir hayvanla başlıyor. Sonrasında ise yaptığı tüm icatlarda başarısızlığa ulaşan, hayli keyifsiz bir ruh haline sahip mucit Guy ve hayata pozitif yönünden bakmayı benimseyen, yeşil yumurta ve salam yemekten keyif alan Sam ile tanışıyoruz. Bu üç karakterin kısa süre içerisinde olayların içerisine balıklama dalışı, çocukların ilgisin hayli güçlü tutacak türden. Detaycı tasvirlerin yanında dikkat çekici karakterler sayesinde olay örgüsünü daima güçlü tutan diziden aldığım etki 90’lı yıllarda televizyon karşısında izlediğim çizgi filmlerden aldığım his gibi; eğlenceli ve kalıcı bir şamata!

Dizide yaratılan dünyaya uyumlu karakterler var. Özellikle inanmak ve bir şeyleri denemekten vazgeçmemek üzerine yoğunlaşan bir tema etrafında dönüyor öykü. Karakterleri tanıtıyor, küçük sürprizler ve ters köşe oyunları sayesinde de harika bir masal anlatıcısına dönüşüyor. Yer yer karanlığa kaçan sahneleri de mevcut fakat bu noktaları yumuşak geçişler sayesinde dengeleyebiliyor.

Öykünün her bölümü aksiyon dolu, hiç eskimeyecek bir macera ve seyirciyle bağ kurup anlatılan masal yönünü ön plana çıkaran içten bir dış ses var. Dolayısıyla gerçekliğin bir çizgi dizi üzerinden çocuklara aktarılması meselesi Yeşil Yumurta ve Salam’da layığıyla yön bulabiliyor. Üstelik bu sene ikinci sezonu yayımlanmaya başlayan dizi, karakterlerin gelişimleri ve hayata karşı şekillendirdikleri bakış açılarıyla da olgunlaşmaya devam ediyor.

Yer yer duygusallaşan ve bunun dozunu da kıvamında sağlayan yapım, Dr Seuss’un çoğu kitabı başta olmak üzere John Malkoviçh Olmak, Esaretin Bedeli ve İyi, Kötü ve Çirkin gibi çok önemli sinema eserlerinden aldığı referanslarla ilerliyor. Yaratıcılık, özgüven ve koşulsuz sevgiyle gelebilme ihtimali olan dostluk meselelerine çocuksu bir bakışla göz atmak isterseniz şayet Yeşil Yumurta ve Salam ideal bir tercih olacaktır!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.